Arabesk, oryantal bir müzik türüdür. Daima duygusal olan şarkı sözleri, başarısız aşkları, her türlü günlük sıkıntıları konu olarak ele alıp umutsuzluğu ve başarısızlığı işlemiştir. Türkiye'de özellikle 1980'li yıllarda yayıldı. O zamana kadar daha yaygın olmuş olan neşeli halk ve pop müzik şarkıları zamanla azalıp artık arka planda kaldı.
Türkiye'de duygusal Arab'ımsı şarkı şekli ilk kez 1940'lı yıllarda Haydar Tatlıyay ve diğer birkaç şarkıcı tarafından ortaya çıkarıldı. 1948 yılında Arapça şarkılar yasaklanmış ama, bu müziği çalan Radio Cairo (Kahire Radyosu) Türkiye'de de çekilebildiği ve sevilerek dinlenmeye devam edildiği için bu yasak başarılı olmadı. 1960'lı yıllarda bazı şarkıcılar Araplardan alınan raks müziğini Türkçe şarkılar için kullandılar ve böylece Türkçe Arabesk müziği ortaya çıktı. Günümüzde de bu yoz müziğin öncüleri mevcuttur. Ayrıca bu öncüler de maalesef büyük taraftar kitlelerine sahiptir.
Fantezi müzik arabesk müzikten daha önce çıkmış sanat müziği ağırlıklı, farklı bir müzik türüdür. Arabesk söyleyenlerin bu tarz müzikten albümlerine eklemesi karışıklık yaratmıştır. Aslında Arabesk yahut Fantezi denen kavramlar sonrakilerin ürünüdür. Hepsi aslında ortak manada serbest formlardır. Sadece daha soft olmasından dolayı Fantezi ismini alan bu müziğin öncüleri de piyanist-şantör ağırlıklı bir gruptur. Günümüzde bu türün öncüleri azalmıştır.
Arabesk müzik ile Türk Halk Müziği'nin doğrudan veya dolaylı bir bağlantısı yoktur. Türk Halk Müziği'nden türeyen bir dal değildir. Ancak Arabesk söyleyenlerin bu tür müzikten albümlerine ekledikleri olmuştur. Öte yandan, tam tersi arabesk, özellikle Doğu ve Güneydoğu türküleri açısından THM'nin arabeskleşmesine neden olmuştur.
Şu anda geriye dönüp baktığımızda TSM'nin,THM'nin,eski pop şarkıların (Hafif Müzik) yerini alan bu yoz müzik, müzikalitesi iyi olan kitleler tarafından hiç sevilmedi ve sevilmeyecekte. Hergün artan faidesiz,içi boş,akılda kalmayan,sanat değerinden yoksun bu müzik türü, müziğimizi kirletmeye devam ediyor.
Rahmetli Barış Manço,Erkin Koray yaptığı çalışmalar ile müziğe büyük emek verdiler. Ama biri varki onu burda zikretmemek olmaz.
Orhan Gencebay ve külliyatı...
Onun müziğinde musikimizde mevcut olan tüm formlar layıkıyla işlenmiştir. Her ne kadar da bağnaz-yoz zihniyet onun müziğini kendi müzikleriyle eşdeğer görsede gerçekler gün gibi ayan beyan ortadır. Farkı,fiyatı...
Her zaman temcit pilavı gibi söylediğim bir şeyi yeniden söyleyip makalemi noktalayacağım.
Tassupsuzluğun en büyüğü olan yoz müziğe HAYIR, gerçek Türk müziğine (THM,TSM ve onların bileşkesi olan Gencebay Müziğine)EVET.
Daima sağlıklı müzikle kalın arkadaşlarım. Müziğimizi koruyup kollayalım.
Müzisyen dostunuz,
Berkay MERİÇÖZ.

(0%)


News