Son günlerde artan sitemlerimizi ve askıda kalan röpörtaj için hazırladığımız soruları bir başlıkta derleyip,üstada elden iletmeye çalışalım..Ben bir taslak hazırladım.kısa olmasına dikkat ettim,baştan savılmayalım diye..
Üzerinde oynayıp son haline getirelim..
Sevgili Orhan Ağabey;
<o:p> </o:p>
Biz seningönül dostların..Yıllardır seni hisseden, dertlerine acılarına seni ortak eden,ağlamayı da gülmeyi de senin felsefen ışığında öğrenen gönül dostların..
Senin bestelerinden aldığımız güçle aldığımız her nefes,attığımız her adım hayatımızı yönlendirdiyse, insanca yaşamak gayemizi hakkıylayerine getirebiliyorsak; bundan büyük onur ve gurur duyarız.
Madem ki,anılarımıza kattığımız bestelerin artık sadece senin değil bizlerindir; o haldesenden sana gelen feryadımıza kulak vereceğinden hiç şüphemiz yoktur.
OrhanAğabey; Ekte , geçmişle ilgili,gelecekteki planlarınla ilgili bazı sorularımızıve gönül dostların olarak beklentilerimizin ne yönde olduğunu sanasunuyoruz.Cevaplarına susuz çöl gibi hasretiz.Seni daha iyi anlamak, anlatmakiçin..
Gelelimasıl konuya.1970lerde her an halkın arasında olan Gencebay’ı, 80lerde TRT açıkoturumunda ne yaptığını, hangi yolda olduğunu anlatırken ki kararlı,kendindenşüphe etmeyen Gencebay’ı ,90da 19 Mayıs Belediye Konservatuarında da senindeyiminle “dağarcığında var olanı aktarmaya çalışırken” içi içinesığmayan,gençlere son derece sakin ve ağır başlılıkla ayak üstü seminerverirken, paylaşmanın asaletini yüzüne yansıyan mimikleriyle hissettirenGencebay’ı 2000lerde “Araplardan 50 beste çaldı.” diyen Bardakçı’ya hak ettiği cevabı tüm Türikye’ye hitab edenplatformlarda vermezken,Fazıl Say mevzuunda, hoşgörünün sınırlarını zorlarken,yıllardır anlatmaya çalıştığı “arabesk değil, Adriyatikten Çine kadar olanhavzadaki değerler”i batı müziğinde ciddi yerlere gelmiş birmüzisyen,internetten sorular yöneltip cevap beklerken anlatmaya yanaşmayıp,yıllardır yapışıp kalan arabesk yaftasının içinin ne kadar boş olduğunukanıtlama fırsatını teperken, ” Sazımsözüm halk için” deyip Arif Sağ’ın konuk olduğu Kral Çıplak programında ve yaNeşet Ertaşla,Erkin Korayla çalıp söylemeyip,Cratos Hotel’in reklam oyununagelip Serdar Ortaç’la sahnede yer alırken görmek bizi çok üzüyor.Televizyonaher çıktığında telif hakkından söz eden ama hep teliften alamadığı paranınderdine düşmüş imajını yaratan, her teklif edildiğinde,”Ben ses sanatçısıdeğilim,müzisyenim,sağlık durumum da ortada, doyurucu bir performanssergileyemeyebilirim.Zaten sevenlerim,beni sesim için değil,ürettiklerim içintakip ediyor.”demek yerine,”bugün sesim biraz kısık,bugün parmağım sakat”diyen; kısacası beş para etmez insanların kendisini önemli,değerli gibigöstermeyi başardığı günümüzde, sınırları zorlayacak müzik birikimini,insanlığaders niteliğinde hoşgörüsünü ifadelerine yansıtamayan ve kendisini tanımayaçalışan yeni nesillere olduğundan alakasız bir Gencebay imajı çizen OrhanAğabey’imizi insanlara anlatmakta artık güçlük çekiyoruz.Çünkü Orhan Gencebayson yıllarda medyada ya kendi doğrularına ters düşen şekilde yer alıyor ya da olaylarınyanlış yansıtılmasına müdahale etmiyor.
Biz OrhanGencebay’ı her haliyle seviyoruz. Ama olduğu gibi görünen Gencebay’ı.Onuolduğundan daha farklı gösterip kendine rant sağlamaya çalışanVodafone’a,Serdar Ortaç’a,eleştirmenlere,taklit sanatçılara,entel geçinenlereinat.Artık Orhan Ağabeyimizin çıkıp, biz gönül dostları için, müziğini,felsefesini, yapmak istediklerini,düşündüklerini açık açık anlatmasınıistiyoruz.
OrhanAğabeyimiz bizim ondan canlı performans ya da popstar üyeliği değil, enstrümanzenginliği yüksek albümler, televizyona çıktığı zaman doyurucu şekilde kendinianlatan, kanayan yaramız olan, bir ibadet gibi beklediğimiz “projeler”konusunda kararlı istekli bir Gencebay görmek olduğunu bilsin istiyoruz.
Bugünmanken bozması şarkıcılar bile hayran sitelerinde hayranlarıyla bir arayagelirken Orhan Ağabey’imiz bizi ihmal etmesin, bize kulak versin istiyoruz.
Sevilmekolmasa sevmek mutsuzluk.. Bize vereceğin tek bir kelime cevabı bile dört gözlebekliyoruz.
Berhudar OlOrhan Ağabey..,