Adam gayet yakışıklı.
Saçlar, bıyıklar da hafiften üstadın o yıllardaki görünümünü andırıyor.
Doktor.
Yanındaki meslektaşına anlatıyor:
"Abi" diyor,
"Abi, ben öyle uzun vadeli aşk adamı değilim abi be, yav evlilik falan zor be"
"Nedir yani oğlum? Nişanlınla aranız mı bozuluyor?"
"Abi olmuyor, bana dünya turu lazım; olmuyor Aksaray Aksaray, benim uçakla tura çıkmam lazım, işte sevgi işte aşkkkk"
(lafın arasında şarkının bu bölümünü söyleyince, o ana kadar onları öylesine dinleyen çocuk, adama dikkat etmeye başlıyor)
"Lan oğlum, artık kocaman adamsın, aklını başına toplamalısın, bak kız seni seviyor"
"Abi sıkılıyorum valla be, işte sevgi işte aşkk!"
(Çocuk, bu sempatik adamdan şarkının devamını da söylemesini bekler gibi bakıyor, konuşmalar sürüyor, galiba bu adam da o şarkıyı dinlemiş ve sevmiş, ama o çocuk kadar etkilenmiş mi acaba?)
"Nişanlı iken olur böyle, ben de yengenle nişanlı iken böyle hissettim ama bak şimdi her şey ne kadar farklı"
"Abi, ben Aksaray-Üsküdar, Aksaray-Üsküdar adamı değilim, benim Venediğe, Paris'e, Amerika'ya gitmem lazım. Evlilik minibüs yolculuğu gibi, benim uçmam lazım"
"Ne olacak peki?"
"Ne olacaksa olsun, işte sevgi işşşte aşkk"
(Şarkının devamı gelmeyince, çocuk ıslıkla şarkının devamını çalmaya başlıyor, bayağı bir çalıyor, bu arada şarkının sözlerinin girilmesinden hemen önceki nağmeyi çalıyor, en etkileyici yeri orası, adamlar çocuğa bakıyorlar, galiba bizim hızlı doktor şimdi eserin devamını da söyleyecek)
"Abicim bana uçak seyahati lazım, o kadar"
(Acaba bu adam sen de bizdensini dinlemiş midir ki? Aşk pınarını? Ama kesin yarabbimi biliyordur. Belki kader diye diyenin başının da farkına varmalı. Fakat bu şarkının devamını bilmiyor).
Çocukla dinleyebilse, olayı çözerdi.

(0%)
News