Merhaba arkadaşlar.
Daha önceden böyle bir başlık açıldı mı bilmiyorum. Ben burada çocukluğumdan başlayarak neler dinledim, Orhan Gencebay ile nasıl tanıştım ve bu aralar dinlediğim diğer sanatçılar kimler gibi konulardaki hususları sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki uzunca bir yazı olacak. Hepimizin ortak yönü malum Orhan Gencebay. Onun dışında Türk müziğine ve dünya müziğine bakış açımızı burada paylaşarak zenginliğimize zenginlik katılacağını düşünüyorum. Sizden sabır bekleyerek bu yazıyı okumanızı ve sizlerin de Orhan Gencebay dışındaki müziğe bakış açınızı burada görmek ve sizlerden istifade etmek istiyorum.
Ben 1981 yılında Samsun’un Havza ilçesinde doğdum. 1990lara kadar olan dönemlerde tek kanalın olması sebebiyle bizler de oradan ne duyduysak onları dinlerdik. Müzik zevki denen olgunun oluşması için yıllar gerekir biliyorsunuz. Ama çocukluğumuz belki de o dönemdeki her çocukta görüldüğü gibi Barış Manço şarkıları ile geçti. 6 yaşlarımda abimle Ademoğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek şarkısında deli gibi dans ettiğimizi hala hatırlarım. O dönemde Modern Talking, Duran Duran gibi yabancı gruplar, Life is Life, Comanchero, Yeke Yeke, Self Control, Take My Breath Away gibi şarkılar da ilk yabancı müzik deneyimlerimizdi. Tabii ki Michael Jackson’ı ayrı bir yerde değerlendirmek lazım. Barış Manço’nun yanlış hatırlamıyorsam 7’den 77’ye adlı programının bitiminde yabancı müzik klibi olur ve ben de Michael Jackson çıkar belki diye beklerdim. Zaten 1992 yılında Black or White parçası çıktığında epey gündem olmuştu. 1992’ye kadar olanki dönemde Orhan Gencebay’ı çok tanımazdım. Zaten 11 yaşındaki bir çocuktan da müzikte kalite anlayışı beklemek çok doğru değil bence. Tabiî ki o dönemde Sezen Aksu, Barış Manço gibi ön planda olan sanatçılardandı. Sanırım 1991’de Sezen Aksu’nun Hadi Bakalım şarkısı çıktığında dillerimize pelesenk olmuştu. Her şeyi Yak parçası da daha o yaşta kanımıza biraz duygusallık pompaladı.
1981-1992 döneminde bir yandan da kuşburnuyu budarlar diye başlayan ismini yanlış hatırlamıyorsam İlvanlım türküsü, bir bir biri birilerine, bir mumdur iki mumdur, beyaz gül kırmızı gül şeklinde olan türküleri hatırlarım. Bir yandan da ilk arabesk diye adlandırabileceğimiz tarzda müzikleri ise o dönemin Küçük Emrah’ında “Boynu Bükükler”, “Acıların Çocuğuyum” filmlerinde tatmış, o filmlerde de bol bol ağlamışızdır. Hatta 1993 yılında Emrah “Haydi Şimdi Gel” albümünü çıkardığında uzun bir müddet o albümü dinlemiştik. Bir yandan İbrahim Tatlıses’in “Yalnızım”, “Mavi Mavi” gibi parçları da gönül dünyamıza girmişti çocukken. Bütün bunlarda bu kişilerin o zamanlar epey popüler olan filmleri bayağı rol oynamıştır. Ferdi Tayfur 1991-1992 gibi “Prangalar” albümünü çıkardığında “Emmoğlu” ve “Geçen Yıl” şarkılarıyla epey o zamana damga vurmuştu. “Geçen Yıl” şarkısının ıslık bölümünü taklit eder dururduk.
1990’dan itibaren Türk popu da bayağı ivme kazanmış, Nilüfer, Aşkın Nur Yengi (şişe üflediği şarkı epey popülerdi o zaman), Harun Kolçak, Yonca Evcimik, Kenan Doğulu, Tarkan gibi sanatçılar adeta bir Türk popu patlaması yapmışlardı. Hala 90lardaki Türk popunu dinler ve 2000lerden sonraki Türk popuna epey mesafeli yaklaşırım. İlk rock müzik ilgisi de “Yollardayım “ ile Haluk Levent ile başlar. O zaman bu kişi çok tutacak demiştim. Neyse bu dönemleri sanatçılarını geçiyorum. Yazının sonunda ayrıca değerlendirme yapacağım. Benim müzik zevkimin şekillenmesinde ağabeylerimin önemli etkileri vardır. Evimizde yabancı çekme kasetler varken, bir yandan da Orhan Gencebay’ın o ana kadarki tüm albümleri mevcuttu. Onları da açar zaman zaman dinlerdim. Ta ki “Sen de Haklısın” albümü çıkana kadar benim gündemimde bir Ferdi Tayfur kadar önde değildi. İlkokul (o zaman 5 yıldı) sonlarında ve ortaokul başlarında artık Orhan Gencebay’ı tanıma devri başlamıştı. Kanal 6’da o zaman çıkardı Orhan Gencebay klipleri yanlış hatırlamıyorsam. “Yalnız Değilsin” albümü çıktığında ise televizyonlarda reklamı çıkardı, galiba 900’lü hatlarda ilk siz dinleyin diyordu şarkıları. “Gönül Dağı” ve “Aklım Takıldı” parçaları adeta fırtınalar estiriyor, “Gönül Dağı”nın başlangıç müziği beni mest ediyordu. Havza’daki radyolar daha arabesk ağırlıklı çaldığı için Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses ve Orhan Gencebay (sakın arabesk diyorum sanmayın, o dönemde öyle bir algı var insanlar arasında) voltranı oluşturuyordu. O dönemde Vazgeç Gönlüm, Bir Görüşte Aşık Oldum, Ziyankar gibi besteler sık sık radyolarda çalınırdı.
O günlerden bu günlere geldik ve Orhan Gencebay’ın bütün şarkılarını araştırma, dinleme, bildiğim şarkılarının müziklerinde yeni şeyler keşfetme, bilmeyenlere, onu yanlış tanıyanlara onu müzikleriyle anlatma devri devam ediyor. Mesela Orhan Gencebay’ı arabeskçilerden biri olarak bilen ve sadece 5-10 parçasını bilen eşim benim sayemde onun müzikte ne kadar usta olduğunu görmüş oldu. Şimdi “Ümit Şarkısı”nın ilk halindeki kemanların ne kadar vurucu olduğunu söylüyor, Nereden Bileceksin’in ne kadar deneysel ve orijinal bir girişinin olduğunu anlıyor bir yandan da Sensizlik Yerle Bir Etti diyor.
Velhasıl Orhan Gencebay benim için “World Music” denen kategoride müzik yapıyor. Şarkılarında öyle incelikler, öyle müzik nüansları var ki, ben şaşıyorum. Allmusic.com diye bir müzik sitesi var yabancı müzik hakkında en ayrıntılı sitedir orada “Orhan Gencebay” için “International”, “World Fusion”, “Jazz”, “Middle Eastern Traditions” tarzları yer almaktadır. Bence jazz ve world fusion çok iyi bir tespittir. Ama diğer üçlü için (İbo, Ferdi, Müslüm) “Middle Eastern Traditions” ve “Middle Eastern Pop” kategorileri yer almaktadır.
Şimdi sizinle Türk ve yabancı neler dinliyorum sizlerle paylaşmak istiyorum.
Türk müziğinde benim için Sezen Aksu, Barış Manço, Cem Karaca, Erkin Koray ve Orhan Gencebay kutsal 5’li gibidir. Onun dışında açıkçası kulağa hoş gelen, güzel olan her şeyi dinliyorum. Bazen kalite bile aramadığım oluyor. Mesela biz Orhan Gencebay’a arabeskçi demiyoruz. Ama ben arabesk için de her zaman bu tu kakadır dinlenmez diye düşünmüyorum. Açıkçası İbrahim Tatlıses’in ilk dönemleri, Ferdi Tarfur’un “Allahım Sen Bilirsin”, “Prangalar” ve “Mor Güller” albümleri ve bilinen diğer hit parçaları, Müslüm Gürses’in bazı yorumlarını beğeniyorum. Ama bir Ferdi Tayfur dinlediğimde müziğine eleştirel gözle baktığımda da Orhan Gencebay’ın ne kadar aşmış olduğunu da görüyorum. Bu Ferdi Tayfur’un kötü olduğu anlamına gelmez bence o da bu toplumun sevdiği, insanların hislerine tercüman olmuş kişilerden biri ve müziği de birçok sanatçıdan daha kalitelidir. Bu bağlamda bence Orhan Gencebay’ı ayrı bir klasmanda tutup, diğerlerini kendi aralarında kıyaslamak gerekir. Diğer yandan kutsal 5’li dediğim kişiler de Orhan Gencebay gibi ayrı tutarım. Özellikle Barış Manço’nun müzikleri çok kalitelidir (Dönence benim için Hatasız Kul Olmaz ile birlikte Türk müziğinin iki başyapıtıdır.).
Türk popüler müziğine gelirsek Rafet El Roman’ın da iyi bir müzisyen olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan, Tarkan, Kıraç, Haluk Levent, Pentagram, Şebnem Ferah şeklinde bu liste gider.
Yabancı müziğe gelirsek açıkçası Türk müziğinden çok yabancı müzik dinliyorum. Diğer bir deyişle Orhan Gencebay ve yabancı rock müziği sürekli dinlediklerimden diğerleri ise daha az sıklıkla dinlediğim türler ve sanatçılardandır.
Rock müziğe o müziğe başlangıç açısından belki de en kolay olanı Bryan Adams ile başladım 1996’da. O dönemden beri rock müziğinin bir çok alt türünü, gruplarını araştırdım, birçok grubu dinledim 1960’lardan günümüze, en yumuşağından en sertine. Rock müzik de kaliteli grupların bol olduğu, kalite müziğin yapıldığı bir tür. Özellikle progressive rock-metal tarzında bayağı başyapıt şarkılar mevcut. Aslında Orhan Gencebay yurtdışında doğmuş olsaydı şu an en az Pink Floyd kadar dünyaca tanınır ve kült bir isim olurdu. Rock müzik araştırmalarında epey kaynaktan yararlandım, epey şarkı dinledim, alt türlerin birbirlerinden farklarını anlamaya çalıştım. Bu açıdan rock müziğine yön veren grupları daha çok dinledim. Şimdi sizle çıktıkları dönem itibarıyla o döneme damgalarını vuran dinlediğim grupları paylaşmak istiyorum.
1960’lar: Beatles, The Who, The Doors, Rolling Stones, Animals, Chuck Berry, Bob Dylan,
1970’ler: Led Zeppelin, Deep Purple, Uriah Heep, Pink Floyd, Camel, King Crimson, David Bowie, Cat Stevens, Alan Parson’s Project, Yes, Rush, Kiss, Queen, Black Sabbath, Aerosmith, Judas Priest, Blue Oyster Cult, AC-DC, Scorpions, Van Halen, The Clash, The Ramones, Velvet Underground.
1980’ler: Marillion, Asia, Metallica, Megadeth, Slayer, Annihilator, Iron Maiden, Savatage, Pantera, Gunsn Roses, Bon Jovi, Bryan Adams, U2, Dire Straits, Joe Satriani, Sting, Steve Vai, The Cult, Fates Warning
1990’lar: Anathema, Opeth, Riverside, Porcupine Tree, Orphaned Land, Cranberries, Creed, Green Day, Nirvana, Oasis, Pearl Jam, Tea Party, Shania Twain, Dream Theater, In Flames, Pain of Salvation, Sentenced, Therion, Tiamat, Tool
Burada sadece bir kısmına yer verip çok daha fazla vaktinizi almak istemedim. Sonuç olarak, rock müzik de tüketilemeten, yıllarca dinlenen bir tür. Aynı Orhan Gencebay gibi. Örneğin ben Orhan babanın kendi rock tarzı yorumlarını oldukça seviyorum (her şarkısını çok seviyorum o ayrı). Mesela Bitecek Dertlerimiz’in ilk halindeki klavye ve bateri ataklarına bayılıyorum. Bir Araya Gelemeyiz, Leyla ile Mecnun, Uğrunda Bir Ölmek Kaldı, Hor Görme Garibi…
Arkadaşlar sizlerin de diğer sanatçılara olan bakış açınız nasıl, kimleri hangi türleri dinlersiniz.

(0%)


News