Gene 1980'lerin başları.
Ankara Hamamönü'ne doğru, Dörtyol göbekten başlayarak dizili büfe tarzında kasetçiler vardı.
Buralarda üstadın o dönemdeki tüm kasetlerini bulabilirdiniz.
Lakin korsan olurdu.
Hayatımda iki defa korsan kaset aldım.
Orijinal kaseti piyasada bulamazdık ondan.
Şarkının en etkileyici yerinde küt diye kaset biter.
Veya orijinal albümdeki diziliş sırası karıştırılmıştır. Başka albümlerden kompilasyon yapılmıştır.
Tam bir rezalet yani.
Neyse, Cebeci'de bir mağaza var. Aslında elektronik eşya satıyor. Teyp, elektrik süpürgesi falan.
Geniş vitrininde bir tane kaset duruyor tam ortada.
Ne biliyor musunuz?
"Ben topraktan bir canım"
Geliyorum, geçiyorum önünden. Cepte yeterli para yok, bu orijinal kaseti almaya.
Nihayetinde parayı denkleştirip dalıyorum mağazaya.
Bir beyaz eşya mağazasında bir çocuk.
Mağaza sahibi benim farkımda bile değil.
İstiyorum kaseti, vitrinden alınıp veriliyor.
Bu albüm kafamızda "yarabbim" "hatasız kul olmaz" gibi eserlerle Gencebay'ın özdeşleştiği yıllarda gelmişti. Biraz "aşkı ben mi yarattım" albümü ile ufkumuz genişlese de; temelde "yarabbim" "çilekeş" "hatasız kul olmaz" vardı (kamuoyunun büyük kısmı için hala öyle).
Onun için albümü ilk dinlediğimde tam algılayamamıştım. Ağırdı. Orhan Gencebay'ı sevmemizde katkısı olan rahmetli dayıma bu albümü dinletince, klişe lafı patlatmıştı "yav eski şarkılar gibi değil, çok ağırlaştırmış işleri"...Bir tek "aşkta cimrilik olmaz" ı dinlerken "bak" demişti, "bu şarkı iyi işte"....
İki yıl içinde ortaokulda bütün arkadaşlar boş derslerde fırsatı yaratıldığında dönemin bana göre saçma sapan arabesk şarkı denemelerini söylerken, ben sırayı ele geçirince şunu söylüyordum:
Bahtındaki yalnızlık seni bana getirdi
Bahtındaki acılar seni bana getirdi
Aşkın ile bütün dertler anlamını yitirdi
Aşkın ile bütün dertler anlamını yitirdi
Razıyım senden gelen dertlere
Razıyım aşkın ile ölmeye.....
İşte benim farkımdı.

(0%)

News