"Sen de haklısın" albümünde, bildiğim kadarı ile önceki ve sonraki albüm çalışmalarında olmayan bir deneme var.
Bir üçleme yapılmış. "Yasak resim", "iki elin kanda olsa da gel" ve "ilah gözlerin" eserleri fasılasız olarak kaydedilmiş.
"İlah gözlerin" eseri üzerine daha önce uzun bir yazı yazdım.
Bu üçlemede herkes çok farklı yönlerden tesir altında kalabilir. Ben iki çok büyük eser arasına sıkışmış gibi duran "iki elin kanda olsa da gel" eserindeki bir hususu hatırlatacağım. Hatırlatacağım husus; "iki elin kanda olsa da gel" eserinin "yasak resim" ve "ilah gözlerin" arasına sıkışmış olması gibi; eser içindeki diğer mükemmellikler arasına gizlenmiş durumda. Bu eserdeki diğer mükemmeliyet üzerine sonra yazacağım. Ama şimdi:
Darbuka. Evet, "iki elin kanda olsa da gel" eserindeki ritim saz kullanımına dikkat edelim. Ben şunu söyleyeyim sizlere. Ritim sazın bu düzeyde derin ama etkin kullanıldığı başka bir Gencebay eseri yok. Bu albümde darbukayı kimin çaldığı bellidir. Şüphesiz o çalan kişi, başka orkestrasyonlarda ve kayıtlarda da yer almıştır. Ama, "iki elin kanda olsa da gel" eserindeki icraat çok farklı. Stüdyo çalışmaları sırasında sazende kendiliğinden mi ilham aldı besteden, yoksa yöneten mi katkı sağladı o performansa? Bilemem.
Eseri dikkatle dinleyelim. Ve darbukanın neler yaptığına (neler yaptırıldığına) bakalım.
"Ne var bunda canım?" falan değil. Bu duyumu başka eserlerde almadım.

(0%)
News