Led Zeppelin - Orhan Gencebay İlişkisi

Orhan Gencebay'ın Etkilendiği, Etkilediği, Birlikte Çalıştığı Müzisyenler, Aranjörler, Enstrümanistler, Söz Yazarları...
Forum kuralları
Orhan Gencebay'ın etkilendiği, etkilediği, birlikte çalıştığı müzisyenler, aranjörler, enstrümanistler, söz yazarları... Bu kişiler hakkında vermek istediğiniz bilgiler ve tartışmalar buraya...

NOT: Her isim için tek başlık var olmalıdır.

Led Zeppelin - Orhan Gencebay İlişkisi

Yeni mesajgönderen kalpsiz tarih 05 Haz 2008, 15:43


Led Zeppelin ve Orhan Gencebay üzerine bir yazı:


Bu iddia, kimileri için ilk bakışta gülümseten, kimi zaman da “hadi canım ordan” dedirten cinsten olabilir, zira, önyargılarımızın ve algı kapılarımızın sabitliğinden, bazen hiçbir şeyi görmez oluruz, görmek istemeyiz.

Bu yazının amacı, Led Zeppelin’i yermek ya da Orhan Gencebay’ı övmek değil. Bu yazı, bir eleştiri yazısı da değil. Bu yazı, bir Orhan Gencebay şarkısı çaldığında kimselere belli etmeden mırıldanan ancak konusu açıldığında “Ben Orhan Gencebay dinlemem.” diyen insanlar için küçük bir algı oyunudur.

2006 yılı Ocak ayında, Etiler’deki stüdyosunda Orhan Gencebay’ın bizzat kendisinden duymuş olduğum bir konu olarak “Led Zeppelin’in riff ve ritm altyapılarını kendisinden almış olması”, yalnızca bir iddiadan ibaret değildir.

Söz konusu konuşmada, ODTÜ Öğrenci Temsilcileri Konseyi Başkanı-ODTÜ Sosyoloji Bölümü öğrencisi Berkay Orhaner de bulunmuş olup, Gencebay’ın ağzından ve orada, bu olaya dair kanıtlara şahit olmuşuzdur. Konuşmamızın ana içeriği, “gönül dostluğu” ekseninde ilerlemiş olup Orhan Gencebay, kültürü, bilgisi ve bilgeliğiyle bizleri şaşırtmıştır. Söz gelimi, konuşmamızın bir yerinde “Müzik sosyolojisini ayıramayız, sosyolojinin genel kent-kır sosyolojisi ayırımıyla hata olur.” demiş ve karşısında bulunan biri felsefe diğeri sosyoloji okuyan iki ODTÜ öğrencisine adeta her konuda ders vermiştir.

O ana kadar, Orhan Gencebay bu konuyu hiçbir yerde açmadığını da eklemiş, ancak, bu konuşmamızın bir yıl sonrasında televizyonlarda yayınlanan Popstar adlı yarışmada bir şahsın bu olayı kendisine anımsatması üzerine konu hakkında kısa da olsa bir açıklama yapmıştır

Konunun bir dedikodu gibi yayılmasına ve insanların bu iddia ile alakalı olarak çeşitli internet sitelerinde “Tabi canım ben de Napolyon’um!”vari ahkâmlarda bulunmasına daha da fazla tahammül edemeyerek, bu yazıyı yazma gereği duymuşumdur.

Evet, Led Zeppelin grubu, yanlış hatırlamıyorsam Vanity Fair adlı dergiye verdikleri bir röportajlarında “Biz yıllarca bir Türk müzik adamının ritm altyapılarını inceleyerek bu ritm altyapılarını kendi müziğimizde kullandık, bunu da ilk defa buradan söylüyoruz; o Türk’ün adı da Orhan Gencebay’dır.” şeklindeki açıklamalarıyla yer almışlardır. Söz konusu derginin bu sayısını, bir üniversite akademisyenimiz Orhan Gencebay’a ulaştırmış ve derginin söz konusu nüshası Gencebay’ın kendisinde de bulunmaktadır.

İsteyenler, bu dergiyi ve dolayısıyla bu açıklamaları, Orhan Gencebay’ın asistanları üzerinden edinebilir. Orhan Gencebay’ın böyle bir iddiası olmamakla birlikte, bu haberi kendisi de dergiden öğrenmiş ve kendisini takip edenler tarafından yayılmış bu haber, kulaktan kulağa dolaşarak çeşitli efsaneler haline getirilmiştir.

Gelelim konu ile ilgili ahkamlara…

Bir yerde şöyle bir şey okudum efendim: “zamanında jimmy page in arabesk ritmlerden etkilendiği bir gerçektir Orhan Gencebay ise direk arabesk ritmlerin şeysidir.. tam olarak isim veremiyorum simdi. Kaldı ki arabesk makamlar birbirlerine cok benzer.. zira melodinin yapısından çok (tek sesli olduğu için) sözlerin yapısına önem veriliğinden tüm arabesk şarkılar birbirine bir noktada benzeyebilir..böyleyken kashmir in batsın bu dünya ile benzeşmesi çok da yadırganacak bir unsur değildir..”

Şimdi, bir kere şurada anlaşalım: “Arabesk diye bir müzik türü”, aslında hiç olmamıştır. “Arabesk diye anılan müzik türü”yse, zaman içerisinde Türkiye’de bir “ötekilik” sembolü olmuş ve bu sembol, kendi kahramanlarını yaratmıştır.

Zaman zaman bu kavram, özellikle 80 darbesi sonrasında Türkiye’de hakim kültür haline geldiyse de, Orhan Gencebay için yapılan “arabeskin kralı” yakıştırması, Gencebay’ın bilgelik dolu gülümsemesine neden olmaktan öteye gidemez. Gülümser, çünkü halkı ona “abi” demiştir, “baba” demiştir, “kral” demiştir.

Çünkü Gencebay da bilir ki, arabesk denilen şey başka bir şeydir; senkoplu dört dörtlük bir usulün, iki dörtlük gibi çalınış şekline müzik literatüründe “c-bare” denir; bu şekil, kitleler bazındaki arz-talep ilişkisi ve devlet politikasıyla da yönlendirilip zamanla hakim kültür haline gelen varoş kültürünün müziği haline gelince, müzikal anlamda “arabesk diye anılan müzik türü” şeklinde dillere sakız olmuş ve entellektüel çevrelerden olumsuz tepkiler aldığı gibi gizli bir merak ve gizem duygusu da uyandırmıştır.

Halk, bu müziğe ister arabesk desin, ister rock desin, ister jazz desin, Orhan Gencebay ismi ve Orhan Gencebay müziği, halkının kalbinden süzülüp halkına geri dönmektedir.

Orhan Gencebay hiçbir zaman arabeskin kralı olmayacaktır; o, kendi müziğinin kralı, halkının Orhan Baba’sıdır ve “arabesk diye anılan müzik türü”nün bilinen temsilcilerinden belirgin biçimde ayrılır.

Dolayısıyla, Orhan Gencebay, arabesk olarak “adlandırılamayacak” meçhul bir kulvarda, kendi başına sapasağlam duran başlı başına geniş perspektifli bir dünya müziğinin kahramanıdır, aydındır ve bu anlamda Türk müziği literatürlerinde “meçhul”dür.

Bu tanımın doğrulaması, arabesk denilen müzik türünün bir “furya” olmasından yola çıkarak Orhan Gencebay müziğinin bir “ekol” olmasının kavranmasıyla daha net görülür. Furyalar geçici, ekollerse kalıcıdır. Kimilerinin “Ben bir markayım.” deyişinin aksine, Orhan Gencebay hiçbir zaman bir marka değildir. Çünkü markalar, parayla alınır, satılırlar. Orhan Gencebay, parayla alınıp satılması mümkün olmayan bir aşkın adıdır.

Ekol, Fransızca kökenli bir sözcük olup aynı zamanda “okul” anlamına da gelmektedir ve Orhan Gencebay, bir “ekol” olduğunu kanıtlarcasına Orhan Gencebay Müzik Akademisi’ni kurma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Bu bağlamda Orhan Gencebay, bir ekolden de öte, belli bir aidiyetin değil belirgin bir arayışın da adıdır. Bu anlamda da “meçhul” olmakla birlikte, bu tanımlara sığmayan isim, Orhan Gencebay, Türk müzik literatürüne herkese nasip olmayacak bir görünümde girmiştir.

Profesyonel müzik yaşamına başladığı 1968 yılı ve sonrasında, Türk müziğinde protest yapıları belki de ilk kez belirgin biçimlerde kullanan bir müzisyen olarak öne çıkan Orhan Gencebay, yıllar geçtikçe tavrı ve duruşuyla protest müziğin Türkiye’deki en önemli ismi haline gelmiş ve “protest müzik” denildiğinde “Orhan Gencebay müziği” neredeyse eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Orhan Gencebay ismi, bu memlekette şiddet tavan yaparken bile, içerisinde şiddeti çağrıştıracak en ufak tek bir tını dahi bulunmayan şarkılarıyla hep en üstte, hep zirvededir. Kardeşin kardeşi vurduğu bir düzenin hüküm sürdüğü bir dönemde, dünya dünya olmaktan çıkmış ve eğer dünya bu dünyaysa, “Batsın Bu Dünya” diyen de Orhan Gencebay’dır. “Gönül dostları” onu anlamakteyken, snob tavırlı bazı entellektüeller onu “Batsın Bu Dünya” dediği için ötekileştirecektir.

TRT tarafından “yasaklı” ilan edilecek ama bu tekelleşmiş devlet medyasının desteği olmaksızın ve böyle bir medyaya “rağmen”, Orhan Gencebay müziği halkın arasında dalga dalga yayılacak, bu yağız Karadeniz delikanlısının felsefesi, televizyon ekranları ve kitaplardan önce sokaklarda yankı bulacaktır. Hem de, tek bir halk konseri vermemesine “rağmen”.

Haklı olarak Orhan Gencebay, “Ben en büyük tutucuların klasik Batı müziği dinleyenler arasından çıktığını gördüm.” diyecektir ve bu duruşu sayesinde Orhan Gencebay ekolü, hiçbir zaman “yavan” ve “sıradan” olmayacak, bu yüzden hep ilgi görüp tavan yapacaktır.

Kendisinin de işaret ettiği üzere, Orhan Gencebay gerçeğini görmek istemeyenler “bilgiden yoksun” ve günlük hayatta sıkça rastladığımız biçimlerde kendisini “aşağılayan” cinsten yaklaşımların içine kolayca girmektedirler.

Gencebay, bu insanlara nasıl ki kulak asmadıysa ve asmıyorsa, duyguları ve düşünceleri gasp eden bir TRT’nin karşısında, yel değirmenlerine karşı savaşan romantik kahraman Don Kişot gibi tek tabanca ve dimdik nasıl çarpıştıysa, garibana kulluk ettirenlere, aşkını paraya satanlara karşı çarpışmaya devam edecek ve tüm bu savaşçı ruhun boynuna, “barış” işareti bulunan bir kolye asacaktır.

Gencebay bununla da yetinmeyecek, “Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği bilmeden halktan yana gözükenler, başka bir müziği – kültürü benimseyip bilmedikleri konularda ahkam kestiler.” diyecektir.

Çünkü aynı Orhan Gencebay, Beethoven’ı da Dedeefendi’yi de sular seller gibi bildiğinden, kendisinden oldukça emin ve cesur, keskin yel değirmenleri karşısındaysa tek tabanca dönen bir rüzgar gülü gibi kendi yolunda naif bir tevazu içerisinde akıp gitmeye devam edecektir.

Halk, her gün gördüğü yel değirmenlerini değil; yel değirmenlerinin üstüne gittiği rüzgar gülünün güzelliğini, bilgeliğini, savaşçılığını ve naifliğini sevecek, rüzgar gülüne su gibi hayat verip onu büyüttükçe büyütecek ve bu harikulade adamı yalnız bırakmayacaktır.

Orhan Gencebay sevgisi, varoşların damarından süzülüp gelen sınırlı bir ötekilik duygusu değil, tasavvufi anlamdaki sınırsız bir insan sevgisinin hümanist eksendeki keskin yansımasıdır.

Bu öyle bir sevgidir ki, bu sevgiyi anlatmanın dahi popüler kültürde popüler bir hale geldiği bazılarınca agresif bir tonda savunulmuş ve Orhan Gencebay’ı ötekileştirmeye ancak bu yolla başvurabilenler bile intikamlarını bu şekilde de olsa ondan alamamışlardır çünkü gönül adamı Orhan Gencebay’ın gönül dostları bilirler ki “İntikam eşkıyası, sevgiyle dize gelir.” ve Orhan Gencebay’a duyulan sevgi, gönül dostlarının katında bir nirvana mertebesi kadar kutsal ve kabullenilmeye layıktır.

Orhan Gencebay, karşısındakisi düşmanı olsa dahi intikamdan dem vurmayacak, aşkında dahi demokrat olacak ve “Aramızda başka biri var ise, tertemiz aşkımı bana geri ver” diyecek ve hep saf bir sevgiye mahzar olacaktır.

Velhasıl, “Led zeppelin rifflerini ve ritm altyapılarını Orhan Gencebay’dan almıştır” şeklindeki bu başlığa ve gerçeğe, “Tabi canım, ben de Napolyon’um!” mealinde “Dur ben de bir şeyler yazıp komik olayım.” tadında yaklaşanlar, Orhan Gencebay’ı bilinçaltlarından da olsa ötekileştirmeye çalışan ve bu anlamda gerçek “öteki”ler olarak bu hayatta ahkam kesmekten başka hiçbir işe yaramayan insanlar olarak buralarda dolanacak, dolanacak, dolanacaktır.

Gelelim sonuca; müzikte her türlü esinlenme olabilir. Herhangi bir şarkıya on farklı tuğladan oluşan bir duvar gibi bakacak olursak ve bu tuğlaların diziliminde iki duvar arasında onda dokuz bir benzerlik varsa buna “esinlenme” diyebiliriz. Ancak on tuğlanın onunun da dizilimi aynıysa, bu iki duvar arasındaki benzerlik için (ç)alıntı ifadesini kullanabiliriz. Üstelik, bir duvarın ustası diğer duvarın ustasından bu dizilimi (ç)aldığını halihazırda itiraf etmişse.

“Koskoca Led Zeppelin Orhan Gencebay’dan mı çalacak yani?” diyenlere, “Koskoca Led Zeppelin, riff ve ritm altyapılarını koskoca Orhan Gencebay’dan (ç)aldığını itiraf etmiştir.” şeklinde cevap verebiliriz. Led Zeppelin’i de dinleriz, Orhan Gencebay’ı da.

Keyifle efendim.

Ozan Önen

Kaynak: Linkleri sadece Üyeler görebilir.



idam_mahkumu yazdı:Led Zeppelin - Gencebay İlişkisinde İlk Ayak

Led Zeppelin, 1974 yılında Vanity Fair dergisine verdiği demeçte, "Bir Türk Müzik Adamının Rifflerini kullandık, O müzik adamı Orhan GENCEBAY"dır demişti.

Orhan Gencebay'da bu konudan yıllar sonra Popstar Alaturkada sözetmişti...

İşte bariz bir örnek...

Eserin adı "Kashmir" eserin yapımına 1973 yılında başlanmış ve 1975 yılında LP'ye okunmuş. Led Zeppelin hakkında geniş bilgi veren bir kaynakta, eser hakkında aynen şu ifadeler var...

The song also includes many distinctive musical patterns of classical Moroccan, Indian and Middle Eastern music. Page explained that "I had a sitar for some time and I was interested in modal tunings and Arabic stuff. It started off with a riff and then employed Eastern lines underneath.

Linkleri sadece Üyeler görebilir.


Kısaca, "Bu şarkı Moroccan, Hindistan ve Ortadoğu kalıpları içerir. Sitarımı arap makamlarına akort edip çalışırdım, Ortadoğu çizgisinde yürüdüm"vs..vs..

Açıkca eseri bestelerden doğu müziğinden etkilendiklerini belli etmişler...

Doğu müziğinin reisi kim peki? 70'lerde Doğu müziği kimden soruluyor, Orhan GENCEBAY'dan..

Eserde Aşk Pınarı riffleri var...

Açıkça belli olsun diye o riffleri art arda koydum, bir de eserin full versiyonu var. Full versiyon dikkatli dinlenildiği zaman Yaylılarında Gencebay'dan etkilendiği bariz bir biçimde belli oluyor.

Aşk Pınarı'nın 1972 bestesi olduğunu hatırlatırız.

Sadece Benzer Bölümler

Linkleri sadece Üyeler görebilir.

Led Zeppelin Kashmir - 1975 FULL

Linkleri sadece Üyeler görebilir.

Kullanıcı avatarı
kalpsiz
Divane
Divane
 
Mesajlar: 310
Kayıt: 15 Nis 2008, 21:48
Teşekkür etti: 9
Teşekkür aldi: 7
Uyarılar: (0%)
Level: 16
HP: 11 / 556
11 / 556
MP: 265 / 265
265 / 265
EXP: 310 / 331
310 / 331

kalpsiz isimli üyemize teşekkür edenler :
Boğaziçi

Re: Led Zeppelin,riff ve ritm altyapılarını Gencebaydan almıştır

Yeni mesajgönderen Razor tarih 06 Haz 2008, 22:26

Gencebay Müziğinin ne olduğunu hala anlayamamış ya da anlamamakta ısrar edenlerin tekrar tekrar okuması gereken bir makale. Özellikle de entel takımının tekrar okuyup haddini öğrenmesi gerekir :)
Kullanıcı avatarı
Razor
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 780
Kayıt: 28 Eyl 2007, 22:56
Teşekkür etti: 392
Teşekkür aldi: 101
Uyarılar: (0%)
Konum: Dünya
Level: 25
HP: 59 / 1490
59 / 1490
MP: 711 / 711
711 / 711
EXP: 780 / 839
780 / 839

Re: Led Zeppelin,riff ve ritm altyapılarını Gencebaydan almıştır

Yeni mesajgönderen lazeferemzi tarih 19 Haz 2008, 15:52

işte bu herkese ders olmalı.gencebay müziği neymiş halâ anlamayanlar var. timur selçuk gibi...
Kullanıcı avatarı
lazeferemzi
Cüra
Cüra
 
Mesajlar: 53
Kayıt: 26 Şub 2008, 11:51
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 6
HP: 0 / 104
0 / 104
MP: 49 / 49
49 / 49
EXP: 53 / 65
53 / 65

Re: Led Zeppelin,riff ve ritm altyapılarını Gencebaydan almıştır

Yeni mesajgönderen dodiyez tarih 05 Tem 2008, 16:02

Ne denir ki.. Elinize yüreğinize sağlık.. Bu ülkede herşey gibi yozlaşmadan nasibini bolca alan sanal ortamda, uzun süredir böylesine kaliteli bir yazı okumamıştım.. Ne de olsa tüketim toplumunda ortaya zerre kadar bilgi sunmadan sloganik söylemlerle bağırmak moda oldu. Tekrar kutluyorum. Teşekkürler..
Kullanıcı avatarı
dodiyez
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 06 Şub 2008, 21:25
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 1
HP: 0 / 18
0 / 18
MP: 8 / 8
8 / 8
EXP: 2 / 10
2 / 10

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen hayat kavgası tarih 17 Tem 2008, 20:06

Daha önce sitemizde yayınlansa da keyifle okudum.Teşekkürler.
Kullanıcı avatarı
hayat kavgası
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 632
Kayıt: 11 Kas 2007, 00:12
Teşekkür etti: 141
Teşekkür aldi: 44
Uyarılar: (0%)
Level: 22
HP: 44 / 1106
44 / 1106
MP: 528 / 528
528 / 528
EXP: 632 / 633
632 / 633

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen Razor tarih 18 Tem 2008, 00:14

Kaldıracaktım konuyu ama makaleye tekrar bakınca kıyamıyor insan :) varsın 2 tane olsun bu makaleden görmeyen kalmasın
Kullanıcı avatarı
Razor
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 780
Kayıt: 28 Eyl 2007, 22:56
Teşekkür etti: 392
Teşekkür aldi: 101
Uyarılar: (0%)
Konum: Dünya
Level: 25
HP: 59 / 1490
59 / 1490
MP: 711 / 711
711 / 711
EXP: 780 / 839
780 / 839

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen Murat Yaşar tarih 18 Tem 2008, 10:27

;)  ;)
Kullanıcı avatarı
Murat Yaşar
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 693
Kayıt: 31 Oca 2008, 14:38
Teşekkür etti: 75
Teşekkür aldi: 47
Uyarılar: (0%)
Level: 23
HP: 49 / 1225
49 / 1225
MP: 585 / 585
585 / 585
EXP: 693 / 698
693 / 698

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen gncbygnr tarih 21 Tem 2008, 13:26

böyle olduğunu daha önce duymuştum ama şimdi daha ayrıntılı öğrenmiş oldum ellerinize sağlık..
Kullanıcı avatarı
gncbygnr
Cüra
Cüra
 
Mesajlar: 19
Kayıt: 06 Tem 2008, 18:14
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 3
HP: 0 / 44
0 / 44
MP: 21 / 21
21 / 21
EXP: 19 / 27
19 / 27

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen bamteli35 tarih 08 Ağu 2008, 22:45

orhan babamızın daha bilmediğimiz ne yönleri var.zevkle okudum bende herkesin okumasını isterim
Kullanıcı avatarı
bamteli35
Cüra
Cüra
 
Mesajlar: 11
Kayıt: 20 Kas 2007, 22:25
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 2
Uyarılar: (0%)
Level: 2
HP: 0 / 30
0 / 30
MP: 14 / 14
14 / 14
EXP: 11 / 18
11 / 18

Re: Led Zeppelin ve Orhan gencebay

Yeni mesajgönderen koray tarih 23 Ağu 2008, 10:05

Mevcut batı müziğinin riff ve ritim alt yapıları Türk müziğine oranla oldukça sığ ve çoğunlukla tek düzedir.Ve son dönemlerde kendi müziklerini daha evrensel hale getirmek adına zamanında Led Zepellin'in yaptığından daha fazlasını yapmakta ve bunu kendi müzikleri gibi dünyaya pazarlamaktalar.Orhan GENCEBAY müziğinde geleneksel Türk, doğu ve batı müziğinin damıtılmış saf halinin tüm sentezlerini bir anda özümsemek ve yüreğinde hissetmek mümkündür(tabi anlayana).Bu sebeple batı müziğinde kendine yeni bir açılım arayan grup yada müzisyenlerin ilk bulacağı adres Orhan GENCEBAY ve evrensel müziğidir.Ancak maalesef adamlar kıtalar ötesi bunun farkında olup değerlendirirken bizim çoğu yeni nesil müzisyenlerimiz batı alt yapısına bile oturmayan günü birlik eğlencelik müziklerin peşinde zaman öldürüyorlar.Kısacası aynası iştir kişnin lafa bakılmaz.
Kullanıcı avatarı
koray
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 14 Ağu 2008, 09:56
Teşekkür etti: 0
Teşekkür aldi: 0
Uyarılar: (0%)
Level: 1
HP: 0 / 18
0 / 18
MP: 8 / 8
8 / 8
EXP: 2 / 10
2 / 10

Sonraki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön Gencebay ve Müzik Camiası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir