Levon10 olarak okuduğum bir bilgiyi bu konu üzerinde fikir oluşturması için sizlere de göstermek istedim...
ARABESK NEDİR?
GİRİŞ DUM DUM TIKIRAK DUM TIKIRAK !......
Evet arabesk deyince aklımıza gelen o bildik ritim ve melodiler. Kimi zaman acı veren duygularımıza rehberlik ederler, kimi zaman da hayata dört bir koldan sarılmayı. Ülkemiz ve hatta yurt dışındaki bir çok vatandaşımız veya komşu ülkemizin vatandaşlarının dinlediği müziktir "Arabesk".
Peki gerçekten arabesk nedir?. Sadece sanatın bir yönümü acaba. Gerek bizim bildiğimiz manada bir Türk Müzik stili mi gerçekte. Yoksa sadece müzik haricinde sanatın bir çok dalında oturmuş bir kavram mı ? Bildiğiniz üzere Türkiye' de kavramlar kargaşası yaşanmaktadır. Bunun nedeni öz kültürden uzaklaşma, hızlı ve yoğun değişen teknolojik ve kültürel yapı. Gerekse batılılaşmanın getirdiği bir takım kimlik bunalımları. Eklendikçe birikip yığınlaşan sebepler yumağı diyebiliriz. Evet bir çok konulara değinmemiz gerekecek. Arabesk hakkında tam ve detaylı bilgi edinmemiz için bazı konuları değinmek lazım.
ARABESK NEDİR
Arabesk' in tanımını Entelektüeller gibi makro ve micro açıdan ele almayacağız... Bizim bildiğimiz manada Arabesk müzik stili olarak ele almamız hata olur. Çünkü arabesk kavramı çok önceden çıkmış bir kavramdır. Arabesk kavramını daha önce belirttiğim gibi sanatsal boyutu haricinde sosyolojik ve tarihsel açıdan ele almamız gerekir. Arabesk kavramı sadece ülkemize ait değil işin bir de evrensel boyutu vardır.
Sanatsal Tanımlar
Evrensel olarak ; Sanatta bir stildir. Bu stil; mimariden süsleme sanatına kadar adlandırılabilen bir stildir. Sanat tarihçileri ve sanatın geniş yönleri ile ilgilenenler bilirler. Daha ziyade süslemeler sanatında görülen ; içinde bir çok renk ve modellemenin bulunduğu, yinelenmenin çok olduğu daha ziyade Şark ve Ortadoğu'da gelişmiş bir stildir. Örn. Arabesk motifler, arabesk figürler...
Mimari süslemelerin yanı sıra bir çok sanatın dalında arabesk figürler kullanılmıştır. Evet süsleme sanatın haricinde Arabesk kavramı müzikte de etkisini göstermiştir.
ARAP MÜZİĞİ...
Arabesk müziği için Arap müziği denmektedir. Bu düşünceye katılmıyorum. Arabesk müzik diye Türkiye' de adlandırılan müziğin Arap müziği diye adlandırılması çok büyük hata olur. Bunu Araplar da kabul etmemektedir. Ortadoğu' da konser veren Arabesk sanatçılarını Türk müziği sanatçısı olarak adlandırmışlardır. Ortadoğu ülkelerinde Orhan Gencebay' ın Türk müziği sanatçısı olarak adlandırılması....
Şimdi Arap müziği hakkında biraz bilgi verelim ki farklılıklar açıkça belli olsun ...
Arabistan, Kuzey Afrika, İran ve Suriye' deki Müslüman halkların müziği. Arap müziğinin belli başlı yapıtlarının İslam' ın doğuşundan sonra verilmesine karşın, kökenleri binlerce yıl eskiye dayanır. İslam öncesi Arap Müziği, kervan şarkılarından ( huda ) doğup, daha seçkin bir üslup olan dünyevi şarkılara ( nasp) dönüştü. O dönemde şarkıcıya eşlik eden çalgılar, ut, bir tür zurna, tambur ve davuldu.
İslam dininin yayılmasından sonra fethedilen ülkelerin bu müzikte etkisi görüldü. Şarkılar Suriye ve İran' da notalara döküldü. İbni Misyah ( ölümü 715 ) sekiz ezgi kalıbı ( asabi ) ve altı ritim kalıbı ( ikaat ) tanımladı; bunlar sonraki yıllarda sistemleştirildi. Dönemim halifeleri ( Emevi ve Abbasi 661-847 ) ve Kültür ve sanat merkezlerinde daha da sistemleştirildi. Gelmiş geçmiş en büyük müzik kuramcılarından olan Farabi ( 870-950 ) Kitab ül-Musik-ul Kebir ( Müzik Üstüne Büyük Kitap ) adlı yapıtı ile çağının çalgılarını ayrıntılarını tanımladı ve müzik kurallarını betimledi.
Ayrıca Arap müziğinin notaya geçirilmiş ilk örneklerini koyup 12 temel ezgi kalıbından oluşan yeni bir kuram geliştirdi. XIV. Yüzyılda Arap müziğinde 12 temel makam oldu. Böylece gelişimini çoktan tamamlamış oldu.
Günümüzdeki Arap müziğinin iki önemli özelliği vardır. Makam ve yinelenen ritim çevrimi bin yıldan beridir değişmemiştir. Klasik Arap müziği programları genellikle " "taksim" adı verilen , belirli makam içinde yer alan doğaçtan çalgı müziği ile başlar. Müzikteki makam ve ikaat, Arap dünya görüşünün müzikli yansımaları sayılabilir. Kalıpların evrenselliği, ruh ve durumu dalgalanmalarıyla günün ya da yılın dönemleriyle, gezegenlerle, vb. yakından ilgilidir. Çalgıların bile müzik ötesi tanımları vardır. Udun dört telinde, dört temel öğeden ve mevsimlerden esinlenilmiştir. En önemli çalgılar ut, ney, kanun ve teftir.
ARABESK MÜZİK ARAP MÜZİĞİ DEĞİLDİR
Evet bu kadar ayrıntılı olarak ele aldığımız Arap müziği ile ülkemizdeki Arabesk müziği ile bağlantı kurabilir miyiz. ? Kurulacak birkaç nokta vardır. Ne gibi derseniz.
Kullanılan müzik aletleri
Bir kaç ritim özellikleri ve taksim denilen olaylardır.
Ruh durumunun müziğe yansıması
Evet arabesk müziğini Arap Müziği diyerek bir takım çevreler kendi yaptığı müzik için prim beklemektedirler. Ama büyük bir yanılgıya düşüyorlar.
Arabesk Müzik bir Türk müziğidir diyorum. Gerçi karşı düşüncede olanlar benim yazdıklarım için sen bir müzik otoritesimisin diyecekler. Hayır ama hür düşüncenin ve araştırmanın sonucunda edindiğim bilgileri yansıtmak isteyen ve bu müziği seven bir kişiyim. Ülkemiz insanın ve hatta ülke dışında yaşayan soydaşlar ve yabancı insanların bir çoğu Arabesk müziği dinlemekte sevmektedir. Ülkemizin %90' ına yakını dinlemektedir. Bir kısım çevrece sürekli aşağılanmış; yok sanatsal değeri olmayan yok cahil insanların dinlediği müzikmiş yok bu müzik insanı karamsarlığa ve bunalıma itermiş vb.... bir çok örnek verebiliriz.
Peki Türkiye' nin bağrından çıkan Arabesk Müzik nedir o zaman diyeceksiniz. Ama ilk önce şunun cevabını hemen vereyim. Arabesk Müzik Arap müziği değildir.
Cevaplar ...
Müzik bildiğiniz gibi evrenseldir. Herhangi bir enstrüman belli bir müziğe ve topluma mal edilemez. Bir toplumun bulduğu müzik aletlerini kullanan o topluluğun müziğini yapıyor denilemez. Ut, ney, kanun, tef gibi müzik aletleri Türk Sanat Müziği denilen bence bu söylemde yanlış. Diğer müzikler sanatsız müzikmiş gibi. Neyse işin doğrusu Klasik Türk Müziğinde de kullanılmaktadır. Yurt dışında ise bir çok rock ve jazz sanatçıları da bu tür enstrümanlar kullanmaktadırlar. Unutmayın ki arabesk müziğinde bağlama ve keman daha ağırlıktadır.
Kullanılan ritim ve taksimler. Bazı arabesk müziği sanatçıları beste sıkıntısı çektiğinde bazı Ortadoğu sanatçılarının şarkılarını kullanmışlardır. Neticede müzik evrenseldir diyorsak bazı ritimler kullanılabilir. Yani Mozart şu şekilde bir melodi kullanmış biz o melodiye benzer diye bu tür meledi kullanmayalım gibi bağnaz düşünce olamaz. Zaten o kadar benzer ritim ve taksimler yoktur. Zaten Türk Müziği aksak ritimden oluşur. Batı normlarına pek uymak. Müzisyen arkadaşlar bilirler. Türk müziğinde tam ölçülü notalar ile yapılan eserler Cumhuriyet sonrası batı müziği taklidî veya batı müziği normlarında şarkılarda bulunmaktadır. 2/2, 2/4/ 4/4 ölçülerinde yapılmış şarkılardır. Aksak ritim dediğimiz eserler ise 5/8, 7/8.. gibi ölçüler ile oluşmaktadır. Şarkılara daha hareket getirmektedir. Yanlış anlama olmasın diye şu açıklamayı yapmaya gerek duyuyorum Burada batı müziği kötüdür Türk müziği çok iyidir diye bir karşılaştırma yapmıyorum. Sadece bazı nüansları göstermek istiyorum.
Ruh durumunun müziğe yansıması ise tamamen çok farklıdır. Arabesk müziğinin yansımasında bazen mistik olaylar ve mevsimler falan filan vb. temalar işlenmiştir. Ruh durumun müziğe yansıması kadar sanatın bu dalında bu kadar doğal olan bir şey var mı. ? Vivaldi arıların uçuşundan etkilenmiş müziğine yansıtmıştır. Yoksa Vivaldi Arap müziği mi yapıyor. Gerçi kıyaslamalar biraz basit oldu ama bu sebeplerden dolayı Arap müziği benzetmesi yapanlara daha nasıl örnek verilebilirdi ki..
Arabesk müziğinin doğuşu ve gelişimi bir kere çok farklıdır. Bu arada şu yanılgıya da düşünülmesin. Burada Arap müziği aşağılanmıyor. Zaten benim en kızdığım husus yargılamadır. Yargının gözlerimizi ve dünyamızı ne kadar daralttığını söylemek isterim. Yargılar insanı sevgiden ve doğadan ve mükemmellikten uzaklaştırır. Gelelim arabesk müziği Türkiye' de 20. Yy' ın ortasında doğmuştur. Doğuş şartları ne deve kervanlarına dayanır nede Ortadoğu' ya...
Böyle bir bilgilenme okudum işte...alıntıdır...Saygılarımla levon10