Bir değil aslında iki tane!
Zaman 1970'ler. Bendeniz en çok 5 yaşımdayım. Evimizde bir radyo pikap var. Altı radyo, üstü pikap. Babam sayısız long play'lerden birisini daha almış gelmiş. Ortası açık kahverengindeki bu 33'lük plakta kimler okumamış ki? Güzin ile Baha, Ersen ve Dadaşlar, Kamuran Akkor ve.....
Kamuran Akkor "kabahat seni sevende" yi söylemiş. Koyuyorum plağı ve dinliyorum. Aman Allahım bu nasıl bir müzik?
Seni başıma taç, gözlerime yaş ettim
Şu hasta kalbimi derdine ilaç ettim
Ben kendi kendimi sen mesut ol diye
Kaderimle avuttum, nasıl harabettim
Aşk bu mudur?
Ey sevgiliiiiiiiiimmm
Bir aşk vardır bir gönülde, kabahat seni seven
Şu benim deli gönlümde
(bu plaktaki versiyonda Kamuran Akkor sanıyorum 20'li yaşlarda ve eser tamamen batı enstrümanları ile kaydedilmiş, 5 yaşımdaki ben müessir oluyorum)
Sonra, sonra üstadın sesini ilk kez duyuyorum. "Sen de bizdensin" demiş. Eserin başındaki ritmik orkestrasyonun perküsyonlu üvertür olduğunu şimdi biliyorum da o zaman "bu nedir böyle?" diye düşünüyorum 5 yaşımdaki çocuk aklımla.
....ben yanılmam aaaaarkadaaaaş
sen de bizdensiin
bizim gibi meçhule gidenlerdeeensin....
İkincisi:
sanıyorum 1979 falan. Henüz çocuğum ve kendi kendime plakçılara gidip üstadın plağını alabilecek yaşta değilim. O zaman ne televizyon var evlerde ne de olsa bile içinde Orhan Gencebay. Bir Orhan Gencebay şarkısını dinlemek, hele de on yaşındaki bir velet için hayallerin ötesinde. Sevgili anacığım çarşıya gidiyor. Bana " sana ne alayım?" diyor. Yahu on yaşındaki çocuk ne ister? Ya çikolata, ya o zaman telli araba, ya da bilmem ne.... Ben diyorum ki "anneciğim bana Orhan Gencebay'ın plağını al!"
-Oğlum ne yapacaksın sen onu?
-Ya anne sen al
-Hangisi?
-Yarabbimi istiyorum ben anne ne olur.
-Peki oğlum...
Annem gidiyor. Asırlar gibi uzun süren bir bekleyişin ardından elinde paketlerle eve dönüyor. Bir ancak 45'lik boyutundaki yassı paketi bana uzatıyor. "Oğlum" diyor... "Orhan Gencebay'ın plağı kalmamış plakçıda."
-Yerine Ferdi Tayfur'u aldım.Çiçekler açsın...
-........?????
Evet sevgili dostlar...Ben alıyorum o plağı dinliyorum. Tamam, hareketli falan bir şarkı da ruhuma hitabetmiyor. Evdekilerin başının etini yiyorum bir sonraki ay başına dek. "Yarabbim" plağını istiyorum ben...
Bir ay sonra gidiliyor bu kez gene ortası açık kahverengi renkli bir 45'lik hediye ediliyor bana. Ama yarabbim plağı kalmamış. Bir Orhan Gencebay 45'liği. Bir yüzünde "bir araya gelemeyiz". Diğer yüzünde "kimi sarsın ellerim"...
İşte engin Gencebay kültürüne, deryasına, koleksiyonuna yolculuğumuz böyle başlıyor....
Sevgi ve saygılar!

(0%)

News