Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yunus Emre'ye ve Mevlana'ya Kadar Uzanan Engin Felsefe...

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen ipek_böceği tarih 18 May 2010, 21:36


Bu konu hakkında daha sonra daha uzun yazmayı düşünüyorum. Çünkü başka başlıklar altında da bazı arkadaşlar tasavvufla ilgili hiç de katılamadığım şeyler yazmışlar. Ancak yine de birkaç noktaya değinmeden edemeyeceğim.

Birincisi şudur ki tasavvuf bir felsefe kolu değildir. Tasavvuf, İslam'ı, bir anlama, yorumlama ve bunların ötesinde de yaşama biçimidir. Kaldı ki bir felsefe olsa bile, bu tasavvufun değerini düşürmez ya da arttırmaz. İsminin ingilizce karşılığının sufizm olması bunun ne felsefi bir akım olduğunu ne de Yunan (Helen) kökenli olduğu anlamına gelir. Bazı kelimelerin başka dil ve kültürlerde tam karşılığı yoktur. Bizdeki "gönül" kelimesinin ingilizce karşılığı olmadığı gibi.

İkincisi, Orhan Gencebay'ı anladığını düşündüğünü belirten bazı dostların tasavvufa karşı tutumları beni oldukça şaşırtmaktadır. Çünkü Orhan Gencebay, birçok röportajında "bizim pirlerimiz Mevlanalar, Yunus Emrelerdir" demektedir.

Üçüncüsü, Orhan Gencebay'ın birçok eserinde tasavvufi mesajlar bazen doğrudan bazen ara ara verilmektedir.

"elhamdülillah" eserinde "hamdık, yandık, piştik" tasavvuftan gelen sözlerdir. İpek böceği,tasavvufi bir eserdir. "Hem sözüyle hem de müziğiyle..İlk aklıma gelenleri yazıyorum. "Tek Hece" gibi. Keza "Allah bizimledir" gibi.

"Ben kendim bir alemim şu alemin içinde" ifadesinin nereden esinlenildiğini birçok dostumuz da anlamıştır eminim.

Dördüncüsü bazı diğer arkadaşların da belirttiği gibi, bazı ifadeleri dümdüz okuyarak anlayamayız. Bazı kelimeler ilk anlamlarında kullanılmayabilir... Bizim kültürümüzde mesela "Allah dostu" diye bir kavram vardır. Bu kavram Allah'ın bir dosta ihtiyacı olduğu anlamına gelmez. O kişinin de Allah'la dost olduğu anlamına gelmez. Birçok metinde Hz. Peygamber'den bahsederken "Allah'ın sevgilisi" ifadesi kullanılır. Bu ifade, haşa, Peygamber Efendimiz ile Allah arasında bir sevgililik ilişkisi iddiası anlamına gelmez.

"kul olmak" bazı eserlerde ne kadar çok sevdiğini ifade etmek için "senden başkasını gözüm görmüyor, göremez" anlamında kullanılır. Edebi eserlerde, sanatsal eserlerde bu ifadelerin kullanılması yaygın ve olağan bir durumdur.

Hatta siyasi anlamda da "kıblesi Brüksel" (Avrupa Birliğinin başkenti olduğu için) ya da "kıblesi Vaşington" diye benzetmeler yapılır. Bunların doğruluğu belki tartışılabilir ama burada benzetilen kişinin Kabe'den başka kıblesi olduğuna dair bir suçlama yoktur.

İpek böceği eserinde, "arasıra balkonuna asıver, halı gibi kilim gibi döv beni" sözlerinden heralde gerçekten dövülmek anlamını çıkarmıyoruz?

Neyse daha sonra uzun yazacam dedim ama şimdi de kısa olmadı.  İşin dini bir tartışmaya mahal vermesinden endişe ediyorum ama bu endişemin üstesinden gelebilirsem daha fazlasını da uygun bir zamanda yazmaya çalışırım.
Kullanıcı avatarı
ipek_böceği
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 213
Kayıt: 10 Şub 2008, 04:11
Teşekkür etti: 286
Teşekkür aldi: 65
Uyarılar: (0%)
Level: 13
HP: 3 / 370
3 / 370
MP: 176 / 176
176 / 176
EXP: 213 / 224
213 / 224

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 18 May 2010, 22:39

Sevgili İpek Böceği;tasavvufu "Felsefe" olarak tanımlarken dikkat edersen dinsel boyutuna vurgu yaptım.Böyle bir boyutu olması da felsefe olarak tanımlanmasına engel oluşturmaz.Ben insanların inançlarını oluştururken araştırmalarını ,sorgulamalarını ve düşünmelerini öneririm.İnançların gücü ancak bu süreç sonucunda anlamlaştırılabilir.Bu süreci yaşamayan inanç "Gelenek" ismi altında kalmaya mahkum olur.

Felsefenin en kısa tanımı nedir?Ne ,neden,nasıl sorularını sorabilmektir.Yani araştırmaktır,sorgulamaktır ve bunlarla birlikte düşünebilmektir,doğruyu bulabilmektir.Yani yukarıda belirttiğim inanç(Din ve diğer tutkulu süreçler) süreciyle felsefe süreci ,benim bakış açıma göre birebir örtüşmektedir.Kısaca inanç sistemlerini ancak felsefe ile anlamlaştırabiliriz..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 401
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 401 / 417
401 / 417

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen ipek_böceği tarih 18 May 2010, 22:57

m.özer yazdı:Sevgili İpek Böceği;tasavvufu "Felsefe" olarak tanımlarken dikkat edersen dinsel boyutuna vurgu yaptım.Böyle bir boyutu olması da felsefe olarak tanımlanmasına engel oluşturmaz.Ben insanların inançlarını oluştururken araştırmalarını ,sorgulamalarını ve düşünmelerini öneririm.İnançların gücü ancak bu süreç sonucunda anlamlaştırılabilir.Bu süreci yaşamayan inanç "Gelenek" ismi altında kalmaya mahkum olur.

Felsefenin en kısa tanımı nedir?Ne ,neden,nasıl sorularını sorabilmektir.Yani araştırmaktır,sorgulamaktır ve bunlarla birlikte düşünebilmektir,doğruyu bulabilmektir.Yani yukarıda belirttiğim inanç(Din ve diğer tutkulu süreçler) süreciyle felsefe süreci ,benim bakış açıma göre birebir örtüşmektedir.Kısaca inanç sistemlerini ancak felsefe ile anlamlaştırabiliriz..


Sevgili m.özer hocam, öncelikle belirteyim, benim yazdıklarım size bir karşı görüş belirtmek değildi. Ya da sizin felsefe olarak tanımlamanıza itiraz değildi.

Bu yazdıklarınıza genel manada ben de katılıyorum. Felsefeyi nasıl tanımladığınıza göre tasavvuf bunun içine girebilir de girmeyebilir de.. Ancak, benim vurgulamak istediğim, klasik felsefeden farklı olmasıdır tasavvufun, pratikleri ile ritüelleri ile, zaten bir inanç sistemine bağlı olunması ile vs..

Evet, sizin de üstü kapalı ima ettiğiniz gibi, bugün en temel problemlerimizden biri inançların gelenekleşmesi (ki bu sosyolojik olarak doğal bir süreç bir yanıyla) ve geleneklerin inancın temellerinden çok daha güçlü hale gelmesi, inancın temeli ile geleneği birbirinden ayıramıyor olmamız, ayırmaya kalkanların din dışı ilan edilmesi...
Kullanıcı avatarı
ipek_böceği
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 213
Kayıt: 10 Şub 2008, 04:11
Teşekkür etti: 286
Teşekkür aldi: 65
Uyarılar: (0%)
Level: 13
HP: 3 / 370
3 / 370
MP: 176 / 176
176 / 176
EXP: 213 / 224
213 / 224

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen m.özer tarih 18 May 2010, 23:08

Dil ne kadar güzel bir şeydir ki;köprüleri dikensiz kuruyor.Sözcüklere ,duyguları ve anlamları yüklüyor.Aynı şeylere denk düşüyor o zaman içimizde yüklü kalanlar.Problemler çözümleniyor sevgili İpek Böceği,böyle olunca..Anlaşabilmek güzel şey dostum,birbirini anlayabilmekte..
Kullanıcı avatarı
m.özer
Elektro Bağlama
Elektro Bağlama
 
Mesajlar: 401
Kayıt: 05 Eyl 2009, 11:04
Teşekkür etti: 213
Teşekkür aldi: 330
Uyarılar: (0%)
Level: 18
HP: 28 / 711
28 / 711
MP: 339 / 339
339 / 339
EXP: 401 / 417
401 / 417

m.özer isimli üyemize teşekkür edenler :
ipek_böceği

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen ipek_böceği tarih 19 May 2010, 00:41

m.özer yazdı:Dil ne kadar güzel bir şeydir ki;köprüleri dikensiz kuruyor.Sözcüklere ,duyguları ve anlamları yüklüyor.Aynı şeylere denk düşüyor o zaman içimizde yüklü kalanlar.Problemler çözümleniyor sevgili İpek Böceği,böyle olunca..Anlaşabilmek güzel şey dostum,birbirini anlayabilmekte..


Evet sevgili hocam, anlaşabilmek de, birbirini anlamak da çok güzel. Gönül dostlarının birbirini anlaması daha güzel tabi..

Aslında anlaşmak zorunda değil insanlar ama birbirini anlamaya çalışmak zorunda..

Ancak, maalesef, herkes kendi fikrini bas bas bağırarak ifade ederken, karşı tarafı hiç dinlemiyor günümüzde...

Keşke öncelikle bilgiye önem verilse, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmasa, anlamak için dinlemek gerektiği bilinse, dinledikten sonra düşünüp konuşulsa... ama ülke koşulları ortada...yine de ümitsiz yaşanmıyor...bir görmesek de görecekler var o mutlu yarınları...

Ne mutlu bize ki, burası, bu forum, arasıra şahit olduğumuz ufak tefek üslup problemlerine rağmen, seviye olarak Türkiye ortalamasının çok üzerinde...Gönül dostlarına da bu, hatta daha iyisi yakışır...
Kullanıcı avatarı
ipek_böceği
Akustik Bağlama
Akustik Bağlama
 
Mesajlar: 213
Kayıt: 10 Şub 2008, 04:11
Teşekkür etti: 286
Teşekkür aldi: 65
Uyarılar: (0%)
Level: 13
HP: 3 / 370
3 / 370
MP: 176 / 176
176 / 176
EXP: 213 / 224
213 / 224

ipek_böceği isimli üyemize teşekkür edenler :
m.özer

Re: Gönül yorgun düştü seni aramaktan

Yeni mesajgönderen levon10 tarih 20 May 2010, 03:23

Sevgili Gönül dostlarım; Tüm yazılanları okudum. Ve sadece şunları çıkarabildim kendi aklım kadarıyla:

1. Her zaman olduğu gibi tasavvuf bilinmiyor...(Çok bildiğimi asla iddia etmiyorum)(kimse zorla öğrenmek zorunda değil)
2. Tasavvufdan az da olsa bilgilenme mevcut.
3. Tasavvuf ilahidir. (Burası zaten yeri değildir.)
4. Felsefe tek başına bir şey ifade etmez (zira kişiye göredir.) Eğitim kitapla bitmez.
5. Felsefe Sosyoloji ve mantık kuramlar dünyasıdır. (Aklında kurarsın konu her ne olursa)
6. Gencebay hem felsefi tarafı hem tasavvufi tarafı olan bir sanat adamıdır.
7. Yüce mertebe kullar ile karıştırılmamalıdır. O kadar da değildir.
8. İkinci sayfada yazdıklarım etrafında dönülüyor...Lütfen tekrar bir göz gezdirin...
9. Kısacası insan inandığı kadar güzel yaşar.
Saygılarımla levon10



Aklın varacağı yolu bilmek
Hafızayı zâyi edip silmek
Boyna geçen bâtın ilmek
Bizlere akıl ile kâr olur.


O hâl süren kendi
Şimdi bu hâl dedir.

levon10
Kullanıcı avatarı
levon10
Divan Sazı
Divan Sazı
 
Mesajlar: 1592
Kayıt: 09 Nis 2010, 14:47
Teşekkür etti: 636
Teşekkür aldi: 348
Uyarılar: (0%)
Level: 33
HP: 685 / 2982
685 / 2982
MP: 1424 / 1424
1424 / 1424
EXP: 1592 / 1612
1592 / 1612

Önceki


İlginizi Çekecek Diğer Başlıklar


Dön Orhan Gencebay Felsefesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir