Uğrunda bir ölmek kaldı
“Son Albümdeki Şarkılar” konusundaki yorumları okurken birden bu satırlar aklıma geldi ve sizlerle paylaşmak istedim. Aslında bu yazılacak olanlar aklımda “bir şarkının anatomisini dramatize etme” fikri vardı. İtiraf edeyim ki düşüncede olanı yazıya dökmek Gencebay gibi ustaların işi…Enstrumanlarda hata etmiş olabilirim. Siz onları doğru olanlarla değiştirirsiniz.
İşte bir şarkının anatomisi.Önce gitarın dansı geliyor ardından sitarın üç nota ile fakat tarifsiz bir kıvamda muhteşem eşliği ve yaylıların “bizsiz asla olmaz” der gibi sahneye dalışları…Ama ne dalış, dinlerken sanki yaylılar her tarafınızı kuşatmış ve sanki yüzlerce yaylı var çevrenizde.
Yaylılar sakinleşiyor ve sonra yine gitar ile sitarın aşık atmasına tanık oluyoruz. Gitar “olayı ben anlatayım” diyor; sitar, “elbette elbette” diyor… Sonra gitar “işte böyle” diyor; sitar, “buna ne denir ki” diyor.
Sonraaaa… Dağların doruklarından yüzlerce atlı doludizgin gelir gibi bateri bir giriş yapıyor ki… Bir bateri bu tarz müziğe ve sözlere başka nasıl adapte edilir? Sonrasını yani ilk söz duyulana kadar olan kısmını tariften acizim.
“Bilemezsin ki” diye söze başlıyor ve yine birbiriyle tam uyumlu orkestra söze eşlik ediyor ve “nereden bileceksin ki” der gibi çalıyor.“Gönlümde bir kavga var, göremezsin ki” derken size sanki platonik bir aşkı anlatıyor gibi gelir önce…Ama devamı var.“Sen benim şu gözlerimi her zaman yaşlı bıraktın” derken demek ki karşı taraf olaydan haberdar.
“Aşkıma kul oldum isem, sanma aşkı sen yarattın” derken ayağını denk al mı demek istiyor diye düşünebilirsiniz.
“Sen bende ben gibisin” derken “Evet öyle.Aşkı bitirmek demek kendimi bitirmek demektir.Sen bende olduğun için de kendimi harap edemem.Seni terk etmem demek kendimi terk etmem demektir” diyerek konuya açıklık getiriyor.Sonra başlıyor orkestrasıyla destan yazmaya.Burada bitiriyorum. Çünkü ben de bittim. Sonrasını gönül dostlarına havale ediyorum. Belki tamamlayan olur. Fakat bir sözün üzerinde daha durup öyle noktalayayım:“Sen hayatsın derken “ çoğu dinleyene nakarat gibi gelebilir ama Gencebay’ın kendine has vurgusu var ya … ki onu birçok mizik adamından ayıran da bu bence; birincisinde sen hayaaaatsın derken hayatsın’a vurgu yapıyor, ikincisinde sennn hayatsın derken sen’e vurgu yapıyor ve bu kelimeler tek tek ağzında vals yaparken tangoya dönüyor.…Not : İsteyene orijinal plak kayıtını özelden gönderebilirim.

(0%)


News